slider 735 slider 734 slider 733 slider 732 slider 730 slider 729 slider 727 slider 725

  Yazdır

Tarih : 18.02.2008

Yazar : Bumin DOĞRUSÖZ

Uzlaşmanın kapsamı genişletildi

18.02.2008 | Bumin Doğrusöz | Yorum
 

Geçen yazımızda bakanlar kurulu tarafından "Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Tasarısı"na ilişkin bazı düşüncelerimizi yazmıştık. Biz yazımızı kaleme aldığımızda tasarı, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmüş ancak komisyon raporu henüz açıklanmamıştı. Tasarının komisyon tarafından benimsenen şeklini gördüğümüzde, bazı düşüncelerimizin komisyon tarafından da benimsenmiş olduğunu gördük. 

 

Yazımızda demiştik ki, "Maliye Bakanı'na, uzlaşmaya müracaat edebilecekleri belirleme, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim, harç, fon payı ve cezaları belirleme, uzlaşma komisyonlarının teşkili ve yetkilerinin belirlenmesi yetkilerinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir ve anayasaya aykırıdır." Komisyon tarafından bakana verilen bu yetkilerin tamamı tasarıdan çıkarıldı.

Yine yazımızda demiştik ki, "359. madde, yani hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren fiilleri dolayısıyla hakkında üç kat ceza kesilmiş olanlar, kapsam dışındadır. Bütün bunlar adaletsizliktir. 359. maddenin yarattığı ve sürekli yazdığımız adaletsizlikleri gidermek için bir fırsat hem de ceza tehdidinden kurtulmak için yapılacak başvurular sonucu tahsil edilecek kamu geliri de elden kaçırılmaktadır." Komisyonda tasarı üzerinde yapılan değişiklikler neticesinde, filleri 359. madde kapsamına girenler de kapsama alınmıştır. Nasıl mı"

 

Hükümet tasarısında "Bu madde kapsamında yapılacak uzlaşma hükümlerinden, 213 sayılı kanunun 344'üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için de yararlanılabilir" denilmekteydi. Görüldüğü gibi bu düzenleme "uzlaşma" kanununun kapsamından yararlanacakları sınırlandırmaktaydı. Fiilleri 359. madde kapsamına girenlere, yani hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirenlere kesilen ceza, 344. maddenin üçüncü fıkrasına göre kesildiğinden "uzlaşma" kapsamına girememekteydi. 

 

Bu düzenleme komisyonda "213 sayılı kanunun 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı kanunla değişik 344'üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar ile bunlara bağlı usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları (…) hakkında bu madde hükmü uygulanmaz" şeklinde değiştirilmiştir.

 

Bilindiği gibi 344. madde 5728 sayılı kanunla değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklikle bir ve ikinci fıkra birleştirilince üçüncü fıkra ikinci fıkra haline gelivermiştir.

 

Tasarı genel kurulda benimsenirse ve yasalaşırsa kanunun kapsamı belirlenirken kanunun yayım tarihindeki 344. madde değil, mükelleflere kesilen cezanın yasal dayanağı olan madde önem taşıyacaktır. Anayasamıza göre suç ve cezalar kanunla konulur. Kanun yoksa ceza da olmaz. Ceza varsa, bunun bir yasal dayanağı olmak durumunda ve zorundadır. Bu nedenle yorumda, bugünkü madde değil cezanın tarhındaki yasal dayanak önem taşıyacaktır.

 

Komisyonca benimsenen metne göre uzlaşma hakkından yararlanamayacak olan cezalar, 344. maddenin 5728 sayılı kanunla değişik şekline göre daha açık anlatımla bu değişiklik sonucu fıkra numarası değişmiş fıkraya göre kesilmiş cezalardır.

 

Hukukta cümlenin zıt anlamına bakmak da geçerli ve kabul gören bir yorum tekniğidir. Biz hukukçular buna "mefhum-u muhalif"e göre yorum deriz. Şimdi bu yoruma göre tasarının komisyonca benimsenen ve yukarıda aktardığımız düzenlemesinin zıt anlamından 213 sayılı kanunun 344. maddesinde 5728 sayılı kanunla değişiklik yapılmadan önceki şekline göre kesilmiş cezalar, hangi fıkraya göre kesilmiş olursa olsun, "uzlaşmadan" yararlanacaktır.

 

Uzlaşmadan yararlanamayacak cezalar ise "5728 sayılı kanunla değişik 344'üncü maddesinin ikinci fıkrası" uyarınca kesilen cezalardır. Düzenlemenin lafzı açıktır. Başkaca bir yoruma gitmeye de gerekçeye bakmaya da gerek yoktur. Burada önemli ve belirleyici olan ibare, "5728 sayılı kanunla değişik" ibaresidir.

 

Tasarı böyle yasalaşırsa "uzlaşma"dan yararlanacak cezaların tespitinde, cezanın yasal dayanağına bakılması gerekecektir. Hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren fiiller dolayısıyla vergi ziyaı cezası kesilenlere ceza, 344. maddede 5728 sayılı kanunla değişiklik yapılmadan, bir başka deyişle bu değişikliğin yürürlüğe girdiği 8 Şubat 2008 tarihinden önce kesilmiş (tarh edilmiş) ise "uzlaşma" kanunundan yararlanmak mümkün olacak, bu tarihten sonra kesilen cezalar ise kanundan yararlanamayacaktır. Böylece kapsam, 344. maddenin 8.2.2008 tarihinden önceki şeklinde yer alan üçüncü fıkrasına göre ceza kesilenleri da kapsamına alacak şekilde genişlemiştir.

Kanaatimce tasarının böyle yasalaşması da haksızlıkları gidermek adına, daha adil olacaktır.

Kaynak:Referans Gazetesi