slider 735 slider 734 slider 733 slider 732 slider 730 slider 729 slider 727 slider 725

  Yazdır

Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 267

5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla1 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır. \r\n\r\n


267 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

Resmi Gazete No 26916
Resmi Gazete Tarihi 24/06/2008
Kapsam

1. Giriş

5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla1 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

2. Kapı kapı dolaşmak suretiyle hurda toplayanların vergi muafiyeti

2.1. Yasal düzenleme

5766 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (a) bendi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına (6) numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki (7) numaralı bent eklenmiş ve sonraki bentte yer alan "1-6 numaralı" ibaresi "1-7 numaralı" şeklinde değiştirilerek bent numarası buna göre teselsül ettirilmiştir.

"7.Ticari işletmelere ait atıkları mutad olarak veya belli aralıklarla satın alanlar hariç olmak üzere bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle her türlü hurda maddeyi toplayarak veya satın alarak bu malların ticaretini yapanlara veya tekrar işleyenlere satanlar;"

2.2. Muafiyetin kapsamı

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesine eklenen bent hükmü uyarınca, hurda metal, hurda plastik, hurda naylon, atık kağıt, hurda cam ile atık şişeleri ve benzerlerini geçimini sağlamak üzere bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle toplayan veya satın alan kişiler esnaf muaflığından yararlanacaklardır. Söz konusu işlerin devamlı olarak yapılması ya da motorlu araç kullanılarak faaliyette bulunulması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir. 

Ancak söz konusu mükelleflerden;

- Ticari işletmelere ait atıkları mutad olarak veya belli aralıklarla satın alanlar veya anlaşma yapmak suretiyle toplayıp satan kişiler,

- Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar

esnaf muaflığından yararlanamayacaktır.

2.3. Hurda alımlarında vergi tevkifatı

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin son fıkrasında, "Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hüküm uyarınca, esnaf muaflığından yararlananlardan hurda mal alımlarında Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca, öteden beri % 2 oranında vergi tevkifatı yapılmaktadır.

Buna göre, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kişi veya kurumlar, aynı Kanunun 9 uncu maddesinin (7) numaralı bendi uyarınca esnaf muaflığından yararlananlara yaptıkları ödemeler üzerinden, önceden olduğu gibi % 2 oranında vergi tevkifatı yapmaya devam edeceklerdir.

Örnek 1: Bay (A), kamyoneti ile kapı kapı dolaşmak suretiyle evlerden veya sokaklardan topladığı veya satın aldığı hurdaları devamlı olarak hurda ticareti ile uğraşan (B) firmasına satmaktadır. Bay (A), bu faaliyetinden dolayı esnaf muaflığından yararlanacak olup (B) firması, Bay (A)'ya hurda bedeli karşılığı olarak yapacağı ödemeler nedeniyle gider pusulası düzenlemesi ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca da  % 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapması gerekmektedir.

Bay (A) mal alış ve satışına ilişkin belgeleri istenildiği zaman ibraz etmek üzere saklamak zorundadır.

3.Uçuş tazminatlarının vergilendirilmesinde istisna uygulaması

3.1. Yasal düzenleme

5766 sayılı Kanunun  8 inci maddesinin (b) bendiyle Gelir Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilenlere; uçuş hizmetleri, deniz altına dalış yapanlara dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan aynı mahiyetteki ödemeler;" ibaresi "kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış personele; fiilen uçuş hizmeti, denizaltına dalış yapanlara fiilen dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan aynı mahiyetteki ödemeler;" şeklinde değiştirilmiş olup söz konusu değişikliğin yürürlük tarihi 6/6/2008'dir.              

3.2. Uçuş ve dalış hizmetleri istisnasının kapsamı

Gelir Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Subay, astsubay, erbaş ve erlere ve Ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler, zamlar" hükmü, 5766 sayılı Kanunla herhangi bir değişikliğe uğramadığından bu ödemelerin vergilendirilmesi hakkında mevcut uygulama devam etmektedir.

Söz konusu bentte yer alan ikinci cümlecikte yapılan düzenlemeye göre, uçuş maksadıyla görevlendirilenlere uçuş hizmetleri, deniz altına dalış yapanlara dalış hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler ve zamlar aşağıdaki koşulları taşıması kaydıyla gelir vergisinden müstesna tutulmuştur:

• Ödemeyi yapanın Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerden olması,

• Ödeme yapılanın uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli  pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış personel olması,

• Ödemenin, uçuş ve dalış gibi hizmetler dolayısıyla fiilen gerçekleştirilen uçuş ve dalış süreleri ile sınırlı bulunması.

Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerce  yapılan ancak, anılan bentte yer alan şartların tamamını bir arada taşımayan ücret ve ücret sayılan ödemeler, Gelir Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında olmadığından anılan Kanunun 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergiye tabi tutulacaktır.

Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurumların gerek hizmet sözleşmelerini düzenlerken gerekse uçuş hizmeti satın alırken yapacakları uçuş tazminatı ödemelerini, fiilen uçuş maksadıyla görevlendirilen hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış personele yapmaları ve tahakkuk belgelerinde bu hususa açıkça yer vermeleri gerekmektedir.

3.3. Yasa değişikliği öncesi uygulama ve yapılacak işlemler

Yasa değişikliği öncesi 128 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan düzenleme uyarınca, uçuş tazminatlarının vergilendirilmesinde fiili uçuş süreleri esas alınarak bu sürelere isabet eden ve uçuş hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler ve zamlar gelir vergisinden istisna edilmekte, fiili uçuş süreleri dışındaki hizmetler dolayısıyla yapılan ödemeler ise gelir vergisine tabi bulunmaktadır.

Müstakar hal alan Danıştay kararlarında; istisnanın fiilen uçuşun yapıldığı sürelere ilişkin ödemelere uygulanacağı yolunda açık bir düzenlemenin yer almadığı, buna karşın tebliğ ile istisna şartından yararlanabilmek için fiilen uçuşun yapılması gibi ek bir şart getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmektedir.  Bu kararlar uyarınca 128 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin I/k-1 bölümünün ikinci paragrafı tebliğin yayım tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

Yeni dava açılmasında ve mevcut ihtilafların sürdürülmesinde Hazine yararı görülmediğinden, yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde uçuş hizmetleri dolayısıyla ödenen tazminatların vergilendirilmesinde,

• Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilenlere,

• Ödemenin uçuş veya dalış hizmetleri dolayısıyla yapılması,

• Ödeme yapılanın ilgili mevzuatta tanımlanan "uçucu ekip" kapsamında olması,

kaydıyla fiili uçuş süreleri dikkate alınmaksızın gelir vergisinden istisna edilmesi  gerekmektedir. Uçuşun gerçekleşebilmesinde fiilen hiçbir katkısı bulunmayan ve idari veya yer hizmetlerinde görevli olanlara (uçucu ekibe dahil olmayanlara) yapılan ödemeler, uçuş tazminatı adı altında yapılsa dahi, yargı kararları da bu yönde olduğundan, gelir vergisinden istisna tutulmayacaktır.

Buna göre, yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak bu şartların tamamını bir arada taşıyanlardan;

a) Uçuş tazminatı olarak yapılan ödemelerden kesilen gelir vergisini dava konusu yapmayanların dilekçe ile ilgili vergi dairesine başvurmaları halinde, zamanaşımı süresi dikkate alınarak Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahakkuk etmiş olan gelir vergisinin tahakkuktan terkin edilmesi, tahsil edilen gelir vergisinin ise red ve iade işlemlerinin yapılması,

b) Mahkemelerde ihtilafı devam eden (henüz mahkeme aşaması sonuçlanmayan) mükelleflerin, davalarından feragat etmeleri ve buna ilişkin ilgili mahkemeden feragat ettiklerini gösterir şerhli dilekçe örneğini veya bu belge temin edilemediği takdirde mahkemenin feragat nedeniyle davanın reddine dair vereceği karar örneğini tarha yetkili vergi dairesine ibraz etmeleri kaydıyla, görülmekte olan dava sonucunda verilecek yargı kararı beklenmeksizin haklarında zamanaşımı süresi de dikkate alınarak Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemlerinin yapılması

uygun görülmüştür.

İade işleminin yapılabilmesi için dilekçe ile birlikte, mükelleflerin çalıştıkları kurumlardan alacakları; yukarıdaki şartları taşıdıklarına ve söz konusu dönemlere ilişkin vergi tevkifatı tutarları ile ücretlilere vergi indirimi (vergi iadesi) tutarlarına ilişkin bilgileri içeren bir belgeyi de vermeleri zorunludur.

Öte yandan, uçuş tazminatı olarak yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle dava açanlardan, haklarında lehlerine veya aleyhlerine kesinleşmiş yargı kararı bulunanların ise konu hakkında verilen yargı kararları uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.

Yapılacak iade işlemi sırasında, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan ücretlilere vergi indirimi tutarlarının mahsup edilmesi gerekmektedir.

4. Sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesi

4.1. Yasal düzenleme

Gelir Vergisi Kanununun geçici 64 üncü maddesine göre, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerde % 15 oranında tevkifat yapmak suretiyle vergilendirilmesine ilişkin hükmün uygulama süresi 31/12/2007 tarihinde sona ermiştir.

Kanuna eklenen geçici 72 nci maddeyle sporcu ücretlerinin vergilendirilmesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 72- (1) 31/12/2017 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden aşağıdaki oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılır.

             a) Lig usulüne tabi spor dallarında;

             1) En üst ligdekiler için                             % 15,

             2) En üst altı ligdekiler için                       % 10,

             3) Diğer liglerdekiler için                          %  5,

b)  Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden  % 5.

(2) Bu ödemeler üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Bu gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır.

(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."

4.2. Ödemelere uygulanacak vergi oranları ve beyan

31/12/2017 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler üzerinden;

a) Lig usulüne tabi spor dallarında;

             1) En üst ligdekiler için                             % 15,

             2) En üst altı ligdekiler için                       % 10,

             3) Diğer liglerdekiler için                          %  5,

b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden  % 5.

oranları dikkate alınarak 1/7/2008 tarihinden itibaren gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Bu ödemeler nihai vergileme niteliğinde olduğundan ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü madde kapsamında tevkifat yapılmayacak ve ücret gelirini elde edenler tarafından bu gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirleri için beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

4.3. Ücretlerin nakit dışındaki ödeme araçları vasıtasıyla yapılması

Sporcu ücretleri, nakit olarak ödenebildiği gibi ayın olarak da ödenebilmektedir.

Sporcu ücretlerine ilişkin ödemelerin nakit dışında örneğin gayrimenkul veya taşıt ve benzeri ayın şekilde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca ücretin safi tutarı;

• Verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre,

• Konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler ise, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre

tespit edilmek suretiyle değerlenecek ve bu ödeme tutarları toplamı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

4.4. 1/7/2008 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ödemeleri

Kanuna eklenen geçici 72 nci maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır." hükmü uyarınca, 01/01/2008 tarihinden geçici 72 nci maddenin yürürlüğe girdiği 1/7/2008 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler üzerinden, geçici 64 üncü maddedeki hükümler çerçevesinde % 15 oranında tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilecektir.

Bu dönem içinde yapılan ücret ödemelerinden genel hükümlerin uygulanması nedeniyle fazla kesilen verginin, ödenmiş olması kaydıyla, hak sahibi olan sporcuların talebi üzerine Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği tabiidir.

İade işleminin yapılabilmesi için dilekçe ile birlikte, mükelleflerin çalıştıkları kurumlardan alacakları söz konusu dönemlere ilişkin vergi tevkifatı tutarları ile ücretlilere vergi indirimi (vergi iadesi) tutarlarına ilişkin bilgileri içeren bir belgeyi de vermeleri zorunludur.

5. 5084 sayılı Kanun kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanan işverenlerce istihdam edilen ücretlilerin asgari geçim indirimi karşısındaki durumu

5.1. Yasal düzenleme

5615 sayılı Kanunun2 2 nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun yeniden düzenlenen mülga 32 nci maddesinde 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere asgari geçim indirimine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Asgari geçim indirimi uygulaması ile ilgili açıklamalar 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde3 yapılmıştır.

5766 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 73 üncü maddede;

"GEÇİCİ MADDE 73 - (1) 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında gelir vergisi stopajı teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle Kanunun 32 nci maddesinde yer alan asgari geçim indirimi dikkate alınır.

(2) Bu madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."

hükmüne yer verilmiştir.

5.2. Uygulamanın esasları

5084 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında istihdam edilen ücretlilerle ilgili asgari geçim indirimi,  265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre hesaplanacaktır.

Asgari geçim indirimi tutarı, yapılan düzenleme uyarınca ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden öncelikle mahsup edilecektir. Asgari geçim indirimi mahsubu yapıldıktan sonra kalan gelir vergisi tutarı işveren tarafından terkin edilecek tutar olacaktır.

Ancak, terkin edilecek tutar, 5084 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından fazla olamayacağından asgari ücret üzerinden hesaplanan tutardan asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutar terkine konu edilecektir.

Öte yandan, Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğleri ekinde yer alan bildirim yerine bu Tebliğin yayım tarihinden itibaren Tebliğ ekinde yer alan "Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim" doldurulacaktır. İlgili tebliğlerin ekinde yer alan "Gelir Vergisi Stopajı Teşviki Kapsamında İstihdam Edilen Ücretlilere İlişkin Bilgiler" tablosu ise doldurulmaya devam edilecektir.

Örnek 2:

Nevşehir ili Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 11 kişi istihdam eden Kurumlar Vergisi mükellefi (A) Ltd. Şti.'nin Ocak 2008 döneminde çalışanlarından tevkif ettiği gelir vergisi tutarı 953 YTL'dir. 11 işçi için Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda hesaplanan asgari geçim indirimi ise 663,93 YTL'dir.

Buna göre, (A) Ltd. Şti.'nin 11 işçi için yararlanacağı terkin tutarı şöyle hesaplanacaktır:

- Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi                                                             953,00 YTL

- Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi  (11 x 77,57=)                                  853,27 YTL

- Hesaplanan asgari geçim indirimi4                                                                         663,93 YTL

- 5084 sayılı Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar (853,27-663,93=)                 189,34 YTL

- Vergi dairesine ödenecek tutar   [953-(663,93+189,34)=]                                          99,73 YTL

Örnekte, ücretlilerin yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarları toplamı, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmiştir. Asgari ücret üzerinden tevkif edilen vergi tutarından; asgari geçim indirimi tutarının mahsubu sonucu kalan tutar, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamından, diğer yerlerdeki iş yerleri için ise yüzde sekseninden fazla olmamak kaydıyla 5084 sayılı Kanun uyarınca terkin edilecektir.

Gerçek ücretler üzerinden tevkif edilen vergi tutarından, asgari geçim indirimi  ile 5084 sayılı Kanun uyarınca terkin edilecek tutarın toplamı arasındaki fark vergi dairesine ödenecektir.

Örnek 3:

Mardin ilinde organize sanayi bölgesi dışında faaliyet gösteren (B) A.Ş. 30 işçi istihdam etmektedir. Ocak 2008 döneminde çalışanlarından tevkif ettiği Gelir Vergisi tutarı 3.000 YTL'dir. 30 işçi için Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda hesaplanan asgari geçim indirimi ise 1.900 YTL'dir.

Buna göre, (B) A.Ş.'nin 30 işçi için yararlanacağı terkin tutarı şöyle hesaplanacaktır.

- Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi                                                         3.000,00  YTL

- Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi (30 x 77,57=)                               2.327,10  YTL

- Hesaplanan asgari geçim indirimi5                                                                     1.900,00  YTL

- 5084 sayılı Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar  (2.327,10-1.900=)6            427,10  YTL

- Vergi dairesine ödenecek tutar  [3.000-(1.900+427,1)=]                                        672,90  YTL

Örnekte, ücretlilerin yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarları toplamı, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmiştir. Asgari ücret üzerinden tevkif edilen vergi tutarından; asgari geçim indirimi tutarının mahsubu sonucu kalan tutar, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamından, diğer yerlerdeki iş yerleri için ise yüzde sekseninden fazla olmamak kaydıyla 5084 sayılı Kanun uyarınca terkin edilecektir.

Gerçek ücretler üzerinden tevkif edilen vergi tutarından (3.000 YTL); asgari geçim indirimi (1.900 YTL)  ile 5084 sayılı Kanun uyarınca terkin edilecek tutarın (427,10 YTL) toplamı arasındaki fark olan  672,90 YTL vergi dairesine ödenecek tutardır.

5.3. Ocak, Şubat, Mart ve Nisan 2008 dönemlerine ilişkin uygulama

Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 73 üncü madde hükmü 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Anılan maddede yer alan yetkiye istinaden Ocak ila Nisan 2008 dönemleri aşağıdaki şekilde düzeltilecektir.

Asgari geçim indirimi uygulamasının yürürlüğe girdiği 1/1/2008 tarihinden geçici 73 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürede 5084 sayılı Kanun kapsamındaki yerlerde uygulanan asgari geçim indirimi işlemleri, bu Tebliğde yapılan açıklamalar dikkate alınarak düzeltilecektir.

Mükelleflerin yapacakları düzeltme işlemi, 5084 sayılı Kanun kapsamında terkine konu edilen tutarların terkin kapsamından çıkartılarak asgari geçim indirimi mahsubuna dönüştürülmesi suretiyle hak sahibi ücretlilere ödenmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla söz konusu düzeltme işlemi, ilgili dönemlerin tahakkuk tutarlarını etkilemeyeceğinden bu dönemlere ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Buna göre, işverenler tarafından 1/1/2008 tarihinden itibaren işçilere ait asgari geçim indirimi tutarı; ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarı, ödenen tutar ve ödenecek fark tutar olarak tespit edilerek fark tutarların hak sahiplerine ödendiğine ilişkin ilgililerin imzasını taşıyan bir bordro düzenlenecektir. Aylık dönemler itibarıyla düzenlenecek bordronun istenildiğinde ibraz edilmek üzere "Asgari geçim indirimi bordrosu" ekinde saklanması gerekir. Geçmiş döneme ilişkin asgari geçim indirimi tutarları, ilgili aydaki ücrete ilave olarak bir defada hak sahiplerine ödenebileceği gibi 31/12/2008 tarihine kadar eşit tutarlar halinde ödenmesi de mümkün bulunmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, çalışanlara ilişkin eksik ödenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarını belirtilen süreler içinde çalışanlara yansıtmayan işverenler hakkında, 265 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "10.2. Ödenmesi Gereken Gelir Vergisinin Eksik Hesaplanması Halinde Uygulanacak Cezai Müeyyideler" başlıklı bölümünde yer alan hükümler uyarınca işlem yapılacaktır.

6. 5706 sayılı Kanun kapsamında indirilecek bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamaları

5766 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 74 üncü maddede;

"GEÇİCİ MADDE 74- (1) 2/11/2007 tarihli ve 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan Ajansa yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilir."

hükmüne yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 74 üncü madde ile, 5706 sayılı Kanun uyarınca 1/1/2008 tarihinden itibaren, İstanbul'un 2010 yılı Avrupa kültür başkenti olarak hazırlamasına yönelik yapılacak proje ve etkinliklere destek sağlamak amacıyla her türlü aynî ya da nakdî bağış ve yardımlarla sponsorluk harcamalarının tamamı, yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden  indirim konusu yapılabilecektir.

Tebliğ olunur.

EK: Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim 

---------------

1 6/6/2008 tarihli ve mükerrer 26898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

2 4/4/2007 tarihli ve 26483 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

3 4/12/2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

4 265 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre hesaplanan tutar (Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda yer alan tutar)

5 265 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre hesaplanan tutar

6 4 seri numaralı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğine göre hesaplanan tutar, (5084 sayılı Kanun uyarınca terkin edilecek tutar, işçi sayısı ile asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken gelir vergisinin çarpımı sonucu bulunacak değer üzerinden organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri için yüzde seksenidir.)